Kurumsala Kiralık
Son zamanlarda sıkça karşıma çıkan bir afiş var: “Kurumsala kiralık”
“Öğrenciye kiralık, memura kiralık” ifadelerini anlıyorum. Ama “kurumsala kiralık” olunca, işte orada durup düşünüyorum: Kim bu kurumsal?
Yarın bir şirket kursam ve bu dükkânı kiralamak istesem, mal sahibi neye göre benim kurumsal olup olmadığıma karar verecek?
Şirketin yaşı mı?
Çalışan sayısı mı?
Tabelası mı?
Aslında mal sahibinin ne beklediğini hepimiz tahmin ediyoruz:
Kiram zamanında ödensin.
Peki “kurumsal” olmak sadece kirayı zamanında ödemek midir?
Bunca şirket kurumsallaşmaya çalışırken, kurumsal dönüşüm projeleriyle olgunluk kazanmaya uğraşırken, bir dükkân sahibinin düzenli kira alma kaygısını “kurumsal” kavramıyla ifade etmesi kavramı basitleştiriyor.
Bence kurumsallaşma bir sonuç değil, bir yolculuktur.
Bir olma hâli değil, olmaya çalışma biçimidir.
Eğer gerçekten böyle bir beklenti varsa, kiracı adayının bağımsız kuruluşlarca değerlendirilmesi ve kurumsallık düzeyinin belirlenmesi gerekir.
Tabi bu işin şakası. Mesele; kiram gününde yatsın, malım değerlensin.
Bunu söylemenin yolu “kurumsala kiralık” demek olmamalı.
Ayrıştırıcı ve belirsiz bir dil yerine “İşletmelere kiralık” çok daha samimi ve kapsayıcı olmaz mı?